|
ULUBEY KANYONU’NUN JEOMORFOLOJİK OLUŞUMU
ULUBEY-BANAZ KANYONUNUN OLUŞUMUNDA
NEO TEKTONİK HAREKETLERİN ETKİLERİ
ÖZET
Araştırma alanımız, Ege Denizi’ne akan Büyük Menderes
Irmağı’nın başlıca kollarından olan Banaz çayı ve Ulubey deresi’nin geçtiği
yerlerdir. Bu yerler Ege Bölgesi’nin iç bölümlerinde yer almaktadır. Ulubey-Banaz
kanyonları 500-100 m genişliğe,135-170 m derinliğe ve 40-45 km uzunluğa sahip
olup Banaz,Ulubey akarsuları boyunca uzanmaktadır.3.zamanın sonlarından
4.zamanın başlarına kadar olan dikey tektonik hareketlerden etkilenmiştir.Buna
bağlı olarak Türkiye’nin Ege yöresinde Horst-Graben sistemi şekil
almıştır.Kanyonun oluşumu,Büyük Menderes Grabeni’nin çökmesiyle karstik oluşum
süreciyle bağlantılıdır.Bölgedeki kireçli,kumlu,balçıklı kalker yapı üzerinde
Ulubey ve Banaz Akarsuları’nın oluşumunun ardından Büyük Menderes Çöküğünün
baskısıyla,bölgede görülen doğal yapının kendisini içinde bulunan vadiye doğru
yontmasının bir sonucudur.
Büyük Menderes Grabeni’nin en az üç kez çökmesiyle birlikte yer aşındırma
hareketleri (dinamik gençleşme)başladı ve böylece Ulubey Deresi’yle-Banaz
Çayı’nın geçtiği bu bölgelerde derin menderes vadiler, eski vadiyi kuşatan
tepeler ve teras şekiller meydana geldi. Profil analizlerine
bakıldığında,kanyonun dikey doğrultusunda 10.-30. ve 50-55. metre seviyelerinde
en az üç teras oluşumu görülür.Bunlara ilaveten,vadinin dik yamaçları boyunca
huni biçimli karstik tepeler karstik oluşumların sonucu olarak ortaya çıkarlar.Banaz-Ulubey
Kanyon Sistemi önemli eko-turistik potansiyele sahiptir.
Anahtar kelimeler: Kanyon, Neotektonik, Karstik oluşum, Batı Anadolu.
GİRİŞ Türkiye’nin karstik topraklarında birçok kanyon bulunur. Özellikle bu tür
karstik oluşum şekillerine Batı Toroslar da daha çok rastlanır. Bu oluşum Ege
Bölgesi’nin, İç Batı Anadolu Bölümü’nde, kanyon vadilerin literatüre geçen en
yeni örneğidir. Bu bölgenin kanyon ve karstik oluşum süreci Türkiye’nin diğer
kanyonlarından biraz farklıdır.
Kanyon Vadi, Ege Bölgesi’nin iç kısımlarında yer alan Uşak Şehri’nin doğusunda
başlar ve Büyük Menderes Grabeni’nin doğu ucunda yer alan Adıgüzel Barajı’na
doğru uzanır(Şekil:1).Söz konusu kanyonun önemi; farklı seviyelerdeki şekillere,
eski jeolojik vadiye terk edilmiş Menderes’e ve özel karstik arazi şekillerine
sahip olmasından gelir. Banaz-Ulubey Kanyon Sistemi’nin oluşumu, dikey tektonik
hareket ve akarsu aşındırması arasındaki yakın ilişkiyi göstermektedir. Diğer
bir deyişle kanyon vadi boyunca görünen terk edilmiş menderes vadideki
terasların seviyelerine bakarak fay hatlarının kırılma safhalarını
gözlemleyebiliriz. Bu araştırma, kanyonun oluşumunu açıklamak için
gerçekleştirilmiştir.

1.JEOLOJİK YAPI
Araştırma alanı, Türkiye’nin en eski kütlelerinden biri olan menderes(Saruhan-Menteşe)
paleozoik (1. jeolojik zaman) kütlesi üzerine odaklaştırılmıştır. 3. zaman
(neozoik) toprak oluşumu bir kütle üzerinde uzanır.3. zaman toprak çöküntüsüyle
meydana gelen oluşum; kireç taşları, kumlu kireç taşları, killi kireç taşlarıyla
değişir. Fakat bunların çoğu yumuşak kireç taşlarından oluşur. Tabakaların
kalınlığı birkaç cm ve çeşitli metreler arasında değişir.Yatay tabakalar
yaygındır.Kumlu kireç taşları arasında mağaralar vardır.(Şekil.1)
2.JEOMORFOLOJİK ÖZELLİKLER
Araştırma alanımız Ege Plato yüzeyinin iç bölümlerindeki tipik plato
görünümüdür. Doğudan Sandıklı Dağı, Kuzeyden Murat Dağı, Güneyden tepelik
alanla, Batıdan Boz Dağı ile çevrelenmiştir. Yüksekliği 700-750 m’dir. Platonun
yüzeyindeki su, Banaz-Ulubey dereleri tarafından boşaltılır ve bu dereler
Adıgüzel Barajı’ndaki Büyük Menderes Nehri ile birleşir.
Bu alanda; kanyon genişliğinin üst bölümü 500-100 m. arasında, plato
yüzeylerindeki derinlik 135-170 m. civarlarında değişir. Bu özellikler; plato
yüzeyinin Banaz-Ulubey Çayı tarafından derin şekilde ayrıldığını gösterir.
Alanın, doğal bitki örtüsü Pinus brutia, ormanı ve çam ormanlarının yok olduğu
maki topluluklarına rağmen, kanyonun yokuşları sade görünüm içindedir. Pinus,
brutia küme toplulukları görülür.
Bu alanlar çayır yada hayvanların otlatıldığı alanlardır. Kanyonun taban
genişliğinde meyve ve sebze bahçeleri vardır. Banaz Çayı Uşak’ın deri fabrikası
tarafından kirletilmiştir. Bu sebeple nehirde balık sayısı oldukça
azalmıştır.(şekil:2)

3. JEOMORFOLOJİK EVRİM
Jeomorfolojik evrimler şu şekilde özetlenebilir (III. zaman)
1.Neojen Tektonik Hareket Ve Neojen Göl Havzasının Oluşumu
III. zaman boyunca, Anadolu’nun Batı kısmı dikey tektonik hareketlerden
etkilenmiştir. Bu dönemde Menderes masifi fay oluşturarak ayrılmış, böylece
Doğu-Batı ve Kuzey-Güney yönünde oluşan grabenler ya da havzalar oluşmuştur. Bu
havzalar III. Zaman göllerle kaplanmış, yüksek yerlerden taşınan karbonatlı ve
killi materyaller bu yörelerde birikmiştir.
2.III. Zamanın Sonlarındaki Akıntı Sisteminin İlk Gelişmeleri
III. zaman gölleri geri çekildikten sonra onu takip eden akıntılar dolan
III. Zaman alanlarının Güney yönüne doğru ilerlemeye başlar. Menderes sistemi,
killi ve kumlu kireç taşı ve kireçli tabakalara dönüşen yatay tabakalar üzerinde
gelişir.
3.III. Zaman Sonlarında Ve IV. Zaman Başlarında Akıntının Kesilmesi
Bütün olarak, III. Zamanın sonları ve IV. Zamanın başları boyunca,
Anadolu’nun Batı kısmı dikey tektonik hareketlerin etkisi altında kalır. Böylece
Büyük Menderes ve Gediz diye adlandırılan grabenler oluşur. III. Zaman
alanlarından akan akıntılar, Büyük Menderes Grabeni’nin aynı seviyedeki uyumu
ile ilerleyerek kendisini önceki vadinin içinde keser.
4.IV. Zamanın Ortalarında Tektonik Süreç
Büyük Menderes Grabeni’nin büyük bir kısmı IV. Zamanın başlarında
gerçekleşir. Bu zamanda, Büyük Menderes Grabeni’nin Kuzey kısmına yayılan Aydın
Dağları’ndan taşınan maddeler, Aydın Dağları’nın kuzey köşesinde kalın ve büyük
koloviyal yığılma şeklinde birikir. Büyük Menderes Grabeni’nin alçalması ile,
nehir erozyonu yenilenir. Bu zamanda, nehir erozyonunun şiddeti ile terk edilmiş
menderes şekli ortaya çıkar. Aslında yoğun erozyon vadinin derinleşmesine sebep
olur.Terk edilmiş vadinin oluşumunun ve terk edilmiş menderesleri çevreleyen
tepelerin, IV. zamanın başlarında oluştuğu bilinmektedir.
5.IV. Zamanın Orta Ve Sonlarında Fay Oluşum Hareketleri
Ege Bölgesindeki grabenler tekrar fay oluşum hareketlerine maruz kalır.
Eski koloviyal yığılmalar, yeni fay oluşum hatlarından dolayı ayrılır ve eski
fay oluşum hatları yenilenir. Bu ilerleme, grabenin alçalmasına yol açabilir ve
III. Erozyon Dönemi’ne göre;şimdiki talveg (bir akarsu yatağının en derin
yerlerini birleştiren çizgi) profili oluşur.Terk edilmiş menderesin
oluşumu,Büyük Menderes Grabeni’nin son çöküşünün sonucu olarak ortaya çıkar.
(Şekil3)
Sonuç olarak aşağıdaki seki ve terk edilmiş nehir vadisi seviyesi Ulubey-Banaz
Kanyon Sistemi’nin arasında bulunur.
1. 700 m-750 m,plato yüzeyleri
2. 620 m-640 m Dönemeç adası tepesi gibi terk edilmiş menderes tarafından
çevrelenen tepelere uyar, Mera Tepesi II.erozyon safhasına aittir.Bu erozyon
safhası Büyük Menderes Grabeni’nin II. Çöküş aşamasıdır.
3. Dönemeç adası tepeciğindeki 575-580 m ve Mera Tepesi’ndeki 600 m(Şekil
4-5 Resim 2) seviyesi terkedilmiş menderes nehri yatağıdır. Ve bu Büyük Menderes
Grabeni’nin 3. çöküş aşamasıdır.
4. 550-500 m kanyonun alçak kesiminden yüksek bölümüne doğru oluşan
derenin şimdiki talveg seviyesidir.
Plato yüzeyine göre kanyonun sahip olduğu değişik seki seviyeleri 70-80
m/35-50 m/20-30 m(Şekil 5) olarak görülmektedir.
5. Fay Oluşum Hareketleri.

Şekil 4: Mera tepesinde terkedilmiş vadiyi gösteren
blokdiagramlar dikey tektonik hareketler tarafından oluşan Büyük Menderes’in
temel seviyesinin alçaldığı çok halkalı vadi şeklinin oluşumunu gösterir. Diğer
bir deyişle, Büyük Menderes Grabeni’nin çöküşü yoğun bir nehir erozyonuna sebep
olur. İç Anadolu Platosu’nun şekli III. zaman seki oluşumu şeklinin aşağıya
doğru kesimi ile bağlantılıdır.
Şekil 5: Uşak-Banaz Kanyonun Vadi Ve Talveg Profilleri. Bu
profillerde alçalan zemin seviyesini gösteren en az 3 temel basamak vardır.
Dikey tektonik hareketler Büyük Menderes Grabeni’nin alçalmasına neden olur.
TURİZM POTANSİYELİ
Uşak-Banaz Kanyonu hem bilimsel bir öneme, hem de bir turizm potansiyeline
sahiptir. Tektonik evrim ve nehir aşındırması arasındaki ilişkileri gözlemlemek
isteyenler, bu nedenlerden dolayı Uşak-Banaz Kanyon alanına gitmelidir. Çünkü
bahsedilen alan sel erozyonu bakımından ve tektonik aktivitelerin şekli yönünden
sıradışı örneklere sahiptir. İkinci önemi ise; doğa turizm aktiviteleridir.
Treking, doğa yürüyüşü aktiviteleri bunlardandır.
Derin vadi boyunca uzanan uçurumlar manzara amaçlı yürüyüş için, kanyon
vadisindeki dik eğimler de dağ yürüyüşü ve tırmanış için çok uygun yerlerdir.
Doğa turizmi potansiyellerini ve araştırma alanının tanıtımı için, sivil
organizasyonlar, Uşak’taki Fakülteler veya Afyon Kocatepe Üniversitesi turizm
projeleri hazırlayabilirler.
SONUÇ
1. Ulubey-Banaz kanyon sisteminin şekli kireç taşlarının önce
kimyasal aşınmasının ve sonra mekanik aşınmasının bir sonucudur.
2. Kanyon sisteminin derinliği dikey tektonik hareketler ile Büyük
Menderes Grabeni’nin çökmesiyle bağlantılıdır.
3. Büyük Menderes’in çöküntü boyutları kanyon boyunca sekilerin
seviyesini belirler. Terk edilmiş menderesler, eski nehir yatakları ve sekiler
tektonik yenilenmeyi gösterir.
4. Büyük Menderes Grabeni’nde oluşan üç temel çöküntü periyotları
Ulubey-Banaz Kanyonu boyunca gözlemlenir.
5. Kanyondaki farklı yüksekliklerdeki sekiler, terk edilmiş menderes
vadisi, kanyonun zemininden yükselen tepecikler; taban seviyesinin alçalmasına
öncülük eden birkaç dairesel oluşumu, halka biçimli manzarayı sunar.
KAYNAKÇA:
ATALAY,İ.1987,Türkiye Jeomorfolojisine Giriş.Ege Ünv. Yay. İzmir
ATALAY,İ. Türkiye coğrafyası ve Jeopolitiği. META Bas.İzmir
ATALAL,İ. 2002,Batı Anadolu’nun Şekillenmesinde Neotektonik Hareketlerin
Etkileri.(Türkiye-Romanya coğrafi akademik seminerinden) ANKAYay.İstanbul
ADDY,D.,DEMİR,T.,BRIGLAND,D.R., VELDKAMP,A.,STEMERDINK,C.,SCHRIEK,T. ve
WESTAWAY,R.,2005 Batı Türkiye’de Pleistosen döneme ait eğimli akarsu seki
örneği.Kuaterner (4. Zaman) Araştırması.63:339-346.
MTA, Türkiye’nin Jeolojik Haritası,Ölçek 1/500000,MTA Yay.,Ankara
ATALAY, İ. IELENICZ M., BALTEANU, D., ARI Y., Doğal Çevre ve Uygarlık, 3.
Türkiye-Romanya Coğrafi Akademik Semineri, Zeytinli/Balıkesir 15-24 Eylül 2004,
Sayfa No: 101-110








|